Anlık İşler Bürosu

Kaçıncı kez buraya gelmiştim , hatırlamıyorum…Uzun zamandır düşünmediğimi farkettim. Hatıra dediğim şeyler neydi , yoksa yüklü verileri artık hatıralarım mı sayıyordum ? Çok bile düşündüm , benim kadar bile düşünenleri istemediklerini biliyorum.

Bir süre önce zamanı takip etmeyi de bıraktım. Herşeyin otomatikleştiği bir durumda kontrol edilen her an için ikinci bir zaman farkındalığı yapmak ağır gelmeye başladı. Evimin , özür dilerim bana bahşedilen kibrit kutusunun rahatlığında bekleyebilirdim. Hissetmek istediğim için aslında bürodayım…Evden buraya buradan işe…

“Evden işe işten eve” diyordu eski dünyalılar. Ortak bilincin silinmeyen son kümelerinde rastlamıştım bu cümleye. Hayatlarının monotonluğundan sıkılan insanların kurduğu bir cümleymiş. “Hayatın monotonluğu” eski dünyanın en sıkıcı işinin yeni dünyada parti sayılacağını bilselerdi. Bu sıkıcı dünyayı kurmak için bu kadar çok çaba sarf ederler miydi ?

Neydi o bilim adamının yardımcısın adı ? Hani ışınlanmayı icat eden geri zekalının , Berkecan Bulanık…Evet işte onun Sami Biltan , insanlığı kargaşadan kurtaracak diye ortaya koyduğu keşfinin kimi kurtardığını görecek kadar uzun yaşadım…Yaşımı merak edenler için bu açıklamam.

Bizi hep kandırdılar…bu düşündüklerimin ortak bilince kaydedilip taramaya takıldığında beni kaynağa alacaklarını biliyorum.

Tüm sorun aslında beynimi bir wetware (ıslak donanım)’a çevirmeyişimden kaynaklanıyor. Zaten hayatımızı düzen altında tutuyorlar ona bari biraz olsun ben hükmedeyim. Zihnim bu ağırlığı artık taşıyamıyor galiba bu düşüncelere daldığıma göre , eski dünyada birçok intihar çeşidi olduğuna rastlamıştım ama bu yeni dünyaya has bir şey sadece düşünüyorsunuz.

Siz şimdi ölme özgürlüğünüz olduğu hissine kapıldınız , var olan birimlerin sistem tarafından imhası hariç kendine zarar vermesi bile yüce yasanın 6.maddesi gereği yasaklandı “ölmeyeceksin”.

Bu emir eski dünyanın son kalıntıları olan bizler için geçerliydi son insanı insana hala hükmedebildiklerini göstermek için hayatta tutmayı sağlıyordu. Yarı bilinçsiz umutsuzlar onların yaratıcıya olan öfkesini dindirmiyordu.

Ekran parladığına göre bakalım iş neymiş ? Bana göre değil…karşıda oturan “umutsuz” benden daha istekli galiba…

Tamam senin olsun!

Robotların , yapay zekanın egemenliğini beklerken kendi türümüzün bizi istila edeceğini ummamıştık. Homi homini lupus ; bizi içimizden kemirmişler son ana kadar.

İsterimki kaynakta yok olmadan önceki bu zaman diliminde ortak bilince bağlanan birisi bu düşüncelerimden etkilenir. Sami Biltan’nın algoritmasının hatası buydu !

İlk isyandan sonra bunun farkına vardılar ama ne yazık ki hala düzeltemediler , kaynakta imha tek çözüm şimdilik , belki biri tüm sistemi çökertip hayatı baştan başlatana değin.

Genetik biliminin tüm hastalıkları ortadan kaldıracağına atmosferi kontrol etmenin tarımı mükemmel hale getireceğine sınırsız ve ücretsiz enerji kullanımının bizi özgürleştireceğine inandırıldık.

Işınlanmayla ilgili birkaç bilgi hariç kimse birşey söylemedi , çünkü kimse bilmiyordu. Zamanın içinde yüzmek…bu bilgi hala saklı.

İsyancıların bu bilgiyi öğrendiği hazırlık yaptıkları söylentisi vardı Ortak Bilinçte…insanların son umudunuda tüketecekler diye yine düşündüm yeniden düşündüm düşünmenin verdiği hazzı seviyorum.

2. Yıkımı tüm sisteme bağlılar bilirler ama 1. Yıkımın nasıl başladığını kimse bilmiyor , eski dünyanın yokoluşu…özgürlük , ölümsüzlük ve sınırsız imkanların hayaliyle uyuyan insanların , umutsuzluk denizinde boğulmaları.

Sistemden habersiz en ufak bir ışınlanmanın gerçekleşmemesi için 2. Yıkım tüm sistem dışıları ortadan kaldırdı. Direniş’in bu yıkımdan kurtulan kişiler tarafından oluşturulduğu sanılıyor. Ortak Bilinçte direnişe ait tek bir düşünceye dahi ulaşamadım. Belki de hepsi kaynakta yok olmuş ve içimizdeki hayat kıvılcımı sönmesin diye söylentiler ortak bilinçten silinmemiştir.

Ekranda yeni bir çağrı görünüyor bu kez bana uygun olsun !

Burası anlık işler bürosu , iş kavramını saniye ve saliselere indirmek…

Makineleşmenin çözüm bulamadığı küçük anlar için hayat kredisi kazanmak , yaşamak isteyenlere otomatik krediler haricinde katkıları kadar kredi yükleniyor sistem mutlu oldukça seni ödüllendiriyor.

Parayı değerli metalleri bilgiyi değiş tokuş aracı olarak kullandıktan sonra düzenin matematikselleşmiş yapısı içinde kurul sanal kredilerin en uygun çözüm olduğuna kanaat getirdi. Bize de sorduklarından eminim – gülmemek için kendimi zor tutuyorum-. Espri yeteneğimi kaybetmemiş olmam tüm umutsuzlardan beni farklı kılıyor.

Kaynağa gönderilmeden evvel bu düşüncelerime bağlanırsanız insan için hala bir umut var demektir.

69 comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir